1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu Yazıya Puan Verin)
Loading...

İnsanlar Olaylardan Nasıl Etkilenir?

Ülkemizin yoğunlukla doğusunda var olan ataerkil düzen; erkeklerin iktidarı belirlediği, kuralları koyduğu, kadınların da sistem içinde var olabilmek için bu kuralları benimseyip, onların doğrultusunda davrandığı bir düzendir. Özellikle ekonomik tüm alanları erkeklerin egemenliği ve kontrolü etkiler. Kadınlar neslin devamını doğurarak sağladıkları halde bile bu onları değerli kılmaz. Erkekler soylarını garanti altına almak için kadınların tüm cinsel yaşamlarının kontrolünü ellerinde tutar ve baskı kurarlar.

            Kültürlenme sürecinin baş aktörü annedir. Çocuk kendisini annesi ile tanımlar. Kız çocukların kişilikleri annelerinin bir tekrarı olarak oluşur fakat erkek çocuklarını yaşları uygun olmayan bir erkek rolü edinip farklılaşması için kendilerinden koparan, buna zorlayan bizzat anneleridir.

Erkek çocukların rol modeli olan baba, anneye göre uzaktadır. Böylelikle kız çocuk ile annesi arasındaki rol devamlılığı baba ve erkek çocuk arasında olmaz. Erkek çocuk kendini diğer bireylerden ayrı biri olarak görmeye başlar, bunu yeterli bir kimliğe yani erkek kimliğine erişebilmek için yapar. Sonucunda da erkek kimliğinin tüm ideolojileri, değer ve kalıplarını kendine göre şekillendirir. Bu durum da erkek kimliğinin sorunlu gelişmesine neden olur.

Tüm bu düzen içerisinde kadının tanımlandığı alanlar oldukça sınırlıdır. Onun için idealize edilmiş roller anneliktir ve karılıktır. Erkeğin kontrolü altındaki kadın, kendisine empoze edildiği şekilde hareket eder. Erkeğe empoze edilen ise hayatı boyunca erkekliğini ispat etmesi gereğidir. Erkek sürekli bir otorite kurmalıdır. Kadının namusu da erkekten sorulur. Kadının namusunun korunması eylemi başarısız olursa, hesabının yine kadından soruluyor olması çelişkidir tabi. Var olan düzenin erkeğin üstünde yarattığı baskı ile erkek, içinde hissettiklerini bastırır ve toplumun istediği gibi davranır.

Yani erkeğin, erkekliğini ispat etme süreci de travmalarla doludur. Vahim olan bir durum da şiddetin erkekliğin doğal kabul edilen göstergelerinden sayılmasıdır. Toplumsal hayatın birçok alanında otorite kurmayı başaramayan bir erkek bile en azından kadına karşı otorite kurabilir, şiddet uygulayabilir. Çoğu zaman da bu onun gücünü kanıtlama ihtiyacı ve isteğindendir. Cinsel istismar da erkeklerin kadınlar ve çocuklar üzerindeki egemenliğinden kaynaklanan daha geniş kapsamlı bir güç sisteminin bir boyutudur.

Bir de doğu illerinin aile yapısına değinmek isterim. Yaygın olan ataerkil geniş aile yapısı, aile üyeleri üzerinde denetleme mekanizması kurarak otoriteyi gerçekleştirir. Kararları aile alır ve birey bu kararlara karşı çıkamaz. Aile kurallarına karşı çıkmak aile bütünlüğüne karşı çıkmaktır. Evlilik de aileye karşı bir sorumluluktur ve bireysel özgür seçim genellikle yoktur. Aile, varlığı ile toplumsal denetlemeyi sağlamakta, kurumların gereği olmadığı göstermektedir. Böylece ceza ve hapse gerek kalmamaktadır.

Gülünç olmak, küçük düşmek, dedikodu gibi informel denetlemeler geçerlidir. Siirt’teki yaşanan olaylar o toplum içinde ört bas edilmeye çalışılmasının başlıca nedeni de bu durumdur. Grup ahlakı ortaklaşa paylaşılan değerler sistemidir. Bu sistem bireyler üzerinde öyle bir baskı oluşturmaktadır ki; formel denetleme kurallarının, yasaların, yasaklarına karşı çıkmaya iter.

Siirt’te yaşandığı ortaya çıkan ama aslında doğu illerinde sıkça, batı illerinde de zaman zaman yaşandığına rastlanan olayların başlıca nedenlerini değindiğim konularda bulmaya çalıştım. Ancak bir başlık daha var değinilmesi gereken; eğitim. Çocukların bilhassa da kız çocuklarının eğitim haklarının elinden alınması da bu olayların yaşanmasındaki en büyük itici güçlerden biridir. Doğru bilinen, olunması gerektiği ileri sürülen kusursuz insan modeli, yaratılmış kadın ve erkek rolleri; sistemin birer parçasıdır.

10 yaşlarında evlendirilen, kuma alınan, cinsel istismara, güç istismarına maruz kalan kız çocuklarının, eğitimden de mahrum bırakılmaları durumunda tüm bunları fark etmeleri, sisteme başkaldırmaları kolay değildir elbet. Sorun erkeklerde de değildir, çocuk yaşlardan itibaren böyle görür, böyle olması gerektiğini düşünürler. Sistem onlara bunu dayatır. Sorun tamamen sistemin kendisindedir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Bu Yazıya Puan Verin)
Loading...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *